22 Ekim 2012 Pazartesi

Hipnoz Uzmanı Dr. Ali Özden Öztürk ile Röportaj



Ali Özden Öztürk ile Hipnoz hakkında Röportaj

G:K : Merhabalar , bize kısaca Ali Özden Öztürk’ü tanıtabilir misiniz?
A.Ö.Ö: 1980 senesinde İstanbul Üniversitesinden mezun oldugumdan beri hayata atılmış bulunuyorum. 1991 senesinde Tıpta diş hekimi, doktor ve psikologların bilgilenmesi amacıyla Tıbbi Hipnoz Derneğini kurduk. Bu dernekle bir çok fakültede sadece doktorlara diş hekimlerine ve psikologlara tıpta sağlık birimleri içerisinde hipnozun tedaviye nasıl yardımcı olabileceği etkilerine dair seminerler düzenleyerek, hipnozun bilir kişiler tarafından yapılmasını sağlamaya çalışıyorum. Tıbbi hipnoz derneğinin 2003 senesinde Avrupa Hipnoz Birliği içerisinde kabul edilmesiyle o bünye içerisinde çalışmalarımız gözlendi.2005 senesinde Viyana'da bulunan kongrede Avrupa Hipnoz Birliğinin yönetim kurulun da görev yaptım .Geçtiğimiz 2011 senesinde Avrupa Hipnoz Birliği'nin yönetim kuruluna girdim. Avrupa'da bulunan 37 tane derneğin yönetiminin etik değerlerine uymalarının tedavideki kullanım alanlarının etik değerlere uymasının, yeni derneklerin katılması üzerinde çalışıyoruz.

G.K : Peki bu alanı seçme nedeniniz nedir?
A.Ö.Ö : 14 temmuz 1952 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesi ile hipnoz ile dünyaya gelmiş bir insanım. Hem hocam hem amcam olan Hüsnü İsmet Öztürk doğumumu gerçekleştirdi. Hipnozla doğmuş ve hipnozu hayatında tedaviye destek amacıyla kullanılması için adayan bir hekimim . Amcamın ve babamın hipnoz ile yaptığı calışmalarını birebir yaşayarak ve bilerek liseyi bitirdikten sonra, hipnozun tıp kullanım alanlarında kendimi yetiştirmek için böyle bir hocanın yakınında olmanın avantajıyla hipnoza yöneldim.
G.K: Peki hipnoz nedir? Bizim için kısaca değinebilir misiniz?
A.Ö.Ö: Hipnoz bilincin bütün seviyelerinde kullanılan ve tedaviye yardımcı olan bir farkındalık halidir. Hipnoz da amaç tek başına bir tedavi tekniği olmak değil , kişiye farkındalık katarak tıpta tedaviye yardımcı olmaktır. Amaç düşüncelerde yapılabilecek olan yeni düşünce tarzlarını hastaya göstermektir. Hipnoz yapmak için iki kriter vardır, hastanın istemesi ikincisi doktor veya terapistin hipnozun yararlı olacağına inanması.
G.K : Hipnozu uygulamada kullanılan tekniklere değinirsek..
A.Ö.Ö : Hipnozu yaparken teknikler vardır, yoga içerisinde kullanılan nefes teknikleri bazı imajinasyon teknikleri, odaklanma teknikleri ve belirli dikkat toplamaya yönelik, sayı sayma, geriye sayma teknikleri gibi çok çok fazla teknik var. Bilinçli bir hipnozun 3 temel adımı vardır . Maya, İndiksiyon ve Oto Hipnoz. Maya tekniğinde hastaya yapılacak tüm tedavi bütün ayrıntılarıyla verilecek telkinlere kadar detaylıca anlatılır ve ona fayda sağlanıp sağlanmayacağı konuşur. Maya esnasında vereceğin telkinler ile hastada neyin değiştirebileceğini, nasıl hipnoz uygulanacağı anlatılır, eğer hasta kabul ve faydaya inanırsa indiksiyon aşamasına geçilir ve hasta uygulamalı olan tekniklerle hipnotize edilir. Hipnoz sırasında hasta her şeyi duyar, hisseder.Bir uyku değil farkındalık halindedir. Bu nedenle indiksiyon sırasında hasta verilen telkinlerle farkındalık haline gireceğinden tedavide etkili olunur.Bu uygulamadan sonra sağ elinin baş parmağı ile yapılan bir oto hipnoz, kontrol yöntemi hastaya öğretilir ve 3 aşama sona erer.
G.K: Hipnozu hangi alanlarda kullanabiliriz?
A.Ö.Ö : Kişi Hipnozu kullanarak hiç ağrı duymadan ameliyat olabilir, ağrısı kalkabilir, sezeryan gibi ameliyatları olabilir, guatr ameliyatı, safra kesesi ameliyatı..Hipnoz başlı başına bir tedavi yöntemi değildir, tedaviye yardımcı bir alandır. Sorunuza gelirsek, sınır koyabilmek çok kolay değil tıbbin her branşında hipnozu kullanabilirsin.Fakat teşhisini doğru koymak önemlidir, Örneğin migren rahatsızlığı, kafa içinde ağrının beden sinyali , damar lezyonu olmadığını bilmek hipnozun etkili olup olmayacağını anlamak konusunda önemlidir kısaca migren sırasında yaşanılan ağrının nedeninin beyinsel olmadığı teşhis edilmelidir. Ufak ameliyatlarda, fobilerin kaldırılmasında, Obsesif insanların hipnoz olması kolay değildir, fakat basit tekniklerle uygulanabilir.Uyku düzensizliğinde de kullanılabilir.Davranış değiştirmede, yemek yeme alışkanlıgı, sigara ,alkol çok fazla var.
G.K: Bir diğer nokta oto hipnoz. Etrafta dolaşan birçok tekniği var, bunlara ne derece güvenebiliriz? A.Ö.Ö : Oto hipnoz önceden teşhisi konmuş ve tedavi protokolü içerisinde hipnozun bulunduğu bir hastanın uygulayabileceği bir yöntemdir. Bunun nedeni hipnoz esnasında kişinin farkındalığa ulaşmasıdır. Her gevşeme tekniği bir hipnotik olay değildir.
G.K: Hipnozla ilgili bir sürü sertifika programı görüyoruz. Sertifika programları hakkında ne düşünüyorsunuz? Birine hipnoz uygulayabilmek için ne derece yeterli?
A.Ö.Ö: Sertifika programları sadece bilgi aktarımı amacıyla yapılabilir. Sağlık bakanlıgı tarafından onaylanmadıgı takdirde sadece bir bilgi aktarımıdır. Katılım sertifikasından öte değildir, böyle bir sertifikaya sahip olmaz hipnoz yetkisi vermez. Hipnoz yapma yetkisi veren kısım o kişinin Klinik Psikolog, Doktor, Diş Hekimi olması yani tedavi ehliyeti olan bir kişi olmasıdır. Bizim verdiğimiz tüm sertifikalar üniversite desteklidir , Tıbbi Hipnoz Derneğinin sertifikaları değerlidir. Çünkü Avrupa hipnoz birliğinin Türkiyedeki tek temsilcisi Tıbbi Hipnoz Derneğidir.
G.K: Hipnoz altında iken uyanamama gibi bir durumdan söz edebilir miyiz?
A.Ö.Ö: Hipnoz bir uyku değildir, dolayısıyla uyanamamak gibi bir ihtimal yoktur. Hipnoz uygulanırken temel olan üç unsur vardır . Hipnotizör, kişi ve tekniği. Üç unsur bir arada olmassa üçgen kopar, açılır ve bir doğrultu olur. Dolayısıyla hipnoz olan kişinin hipnozdan çıkabilmesi için ya hipnozu uygulayan kişinin bitirmesi ya da hipnoz olan kişinin o duygu durumunda olması lazım. Hipnoz altındayken kendi hayatını örf adet gelenegini değiştiren bir şey var ise, hipnozunu kişi kendisi bitirebilir.

G.K: Psikomedya ekibi olarak zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.
A.Ö.Ö :Rica ederim başarılar diliyorum.
--
Gül Kobal
PsikoMedya